ADD Kartal Demokrasi şehitlerini andı

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Kartal Şubesi “Adalet ve Demokrasi Haftasında” ADD Kurucu Başkanı Prof. Dr. Muammer Aksoy ve Araştırmacı Yazar Gazeteci Uğur Mumcu’yu anma paneli düzenledi. E. Amiral Türker Ertürk ve Gazeteci Yazar Gürkan Hacır konuşmacı olarak panelin konukları arasında yer aldı.

ADD Kartal Demokrasi şehitlerini andı
29 Ocak 2024 - 15:46
Panele katılan isimler arasında; Kartal Belediye Başkan Yardımcısı Dilek Kars, önceki dönem Kartal Belediye Başkanı Op. Dr. Altınok Öz, CHP Kartal İlçe Başkanı Mert Polat, Kartal Belediyesi Meclis Başkan Vekili Özlem Bulut, İYİ Parti Kadın Politikaları Bölge Başkanı Hatice Dilruba Oğulcuklu, İYİ Parti Kartal İlçe Başkanı İbrahim Yıldırım Ateş, Doğru Parti Genel İdare Kurulu Üyesi Sedat Özkan, Doğru Parti İstanbul İl Başkanı Hasan Okan Okumuş, Doğru Parti Kartal İlçe Başkanı Gülay Şakar, CHP Kartal Belediye Başkan Adayı Muammer Çelebi, Bağımsız Belediye Başkan Adayı Vedat Timuroğlu,  UMDER Başkanı Hasan İltan, Kartal Gönüllüleri Platformu Başkanı Nevhiz Küçükkahveci yer aldı.
Program bir dakikalık saygı duruşu ve İstiklal Marşımızın okunması ile başladı. Açılış konuşmasını ADD Kartal Şube Başkanı Hülya Arkan yaptı. 
ADD Kartal Şube Başkanı Hülya Arkan: “Atatürk tüm mazlum halkların umudu olmuştur”
Başkan Arkan, konuşmasına Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel’e panelin gerçekleştirilmesi için verdiği desteklerden dolayı teşekkür ederek başladı. 31. Adalet ve Demokrasi Haftasında devrim şehitlerimizi anmak için toplandık.
Atatürk Cumhuriyeti, laik-demokratik, sosyal, hukuk ve üniter devlet yapısıyla, dünyada emperyalizmin yenilgiye uğratılabileceğinin kanıtı olmuş ve aynı zamanda tüm mazlum uluslara da ilham kaynağı olmuştur.
Uluslararası güç odakları ve yerli işbirlikçileri, Cumhuriyetin zayıflaması için çeşitli senaryoları değişik zamanlarda uygulamaya koymuş, Atatürk’ün Model Devlet Sistemini yıkmaya yönelik çabalarını aralıksız sürdürmüştür.
ATATÜRK Cumhuriyeti’ni savunan, temel değerlerini anlayan ve topluma anlatan, kalemini, aklını, kişiliğini satmayan, namuslu, yurtsever, aydın gibi aydın insanların yok edilmesiyle, rejim daha kolay dönüştürülebilecekti.
Başkan Arkan: “1980 Darbesiyle Cumhuriyeti yıkım projeleri bir bir uygulamaya geçti”
Bu nedenle, toplumu bilinçlendiren aydın isimlerin seçilip susturulması gerekliydi. Kubilay’la başlayan bu süreç, 12 Eylül 1980 darbesiyle Cumhuriyeti yıkım projelerinin bir bir uygulamaya geçtiği, özellikle 1990’ların başından itibaren acımasızca devam etmiştir.
Bundan tam 35 yıl önce, Prof.Dr.Muammer Aksoy, Cumhuriyetimizin kuruluş felsefesinden koparak,  Laik , Hukuk Devleti olma niteliğini yitirip, karanlık bir geleceğe sürüklenmesi tehlikesinin farkında olan 49 Cumhuriyet Aydını yol arkadaşıyla, 19 Mayıs 1989 tarihinde, Atatürkçü Düşünce Derneğini kurmuştur.
Derneğimizin kuruluş bildirgesi, Kurucu Genel Başkanımızın çalışma ve demeçleri emperyalistleri çok rahatsız etmiş ve Muammer Aksoy, Derneğimizin kuruluşundan sadece 8 ay sonra katledilmiştir.
1990’lardaki aydın katliamının ilk halkası, kurucu Genel Başkanımız, ak saçlı bilge Prof.Dr. Muammer AKSOY, ikinci halkası da kurucu üyemiz  Doç.Dr. Bahriye ÜÇOK olmuştur. Çetin Emeç, Turan Dursun, Musa Anter cinayetlerinin ardından, 24 Ocak 1993 tarihinde kalpaksız kuvvacı Uğur Mumcu suikastı  ile yeni bir boyut kazanmıştır.
Uğur Mumcu da Muammer Aksoy gibi emperyal güçleri ve uşaklarını, öylesine ürkütmüş, o kadar çok hain odağının ipliğini pazara çıkarmıştı ki, O nu bu odakların her biri öldürtmüş, hatta cinayeti birlikte işlemiş bile olabilirler.”
Başkan Arkan: “Rejim değiştirmek için önce aydınlar ortadan kaldırılı”
“Dünya siyaset tarihi, bir devletin rejimi değiştirilmek isteniyorsa, önce o rejimi savunan aydınların ortadan kaldırıldığına yönelik örneklerle doludur.
Emperyalist planlar gereği,  ATATÜRK Cumhuriyeti, dönüştürülmeli, başkalaştırılmalı ve temel değerlerinden uzaklaştırılmalıydı. İşte tüm aydın cinayetlerinin temelinde bu amaç yatmaktadır.
 21 Ekim 1999’da evinin önünde uğradığı bombalı suikast sonucu öldürülen, Genel Başkan Yardımcımız, Cumhuriyet Devrimcisi Prof.Dr. Ahmet Taner KIŞLALI, Ülkemizin sürüklendiği noktayı çok önceden tespit ederek,
“Türkiye’yi etnik kökenlere göre parçalamak isteyenlerin önündeki en büyük engel Kemalizmdir.
Bir din devleti kurmak isteyenlerin önündeki en büyük engel Kemalizmdir.
Yeni mandacı, numaracı Cumhuriyetçilerin önündeki en büyük engel yine  Kemalizmdir.
Dolayısıyla, içeride ve dışarıda Atatürk düşmanlığı yapanların, gizli Türkiye düşmanı olduğu açık bir gerçektir.” 
Sözleriyle ifade etmiştir.
Prof.Dr. Muammer AKSOY şehit edildiğinde Genel Başkanımızdı. Doç.Dr. Bahriye ÜÇOK kurucu üyemizdi. Prof.Dr. Ahmet Taner KIŞLALI, önce Genel Başkan Yardımcımız, sonrasında Genel Yönetim Kurulu üyemizdi.
Cumhuriyet Devrimi şehitlerimiz Atatürkçü Düşünce Derneği’nin varlık nedenidir.
Atatürk Devrimi için, demokrasi ve özgürlükler için, Cumhuriyetin temel nitelikleri için yaşamını hiçe sayanlar ölümsüzdür. Yolumuzu aydınlatan ışıktır.
Ölümler ile bizi yıldıramaz, korkutamaz, sindiremezler.”
Başkan Arkan: “Yeniden Atatürk Cumhuriyeti”
Atatürkçü Düşünce Derneği olarak,
Kemalizmin namus sesini, bir sis çanı gibi yurdumuz semalarına asma azim ve kararlılığımızla, başta Muammer Aksoy ve Uğur Mumcu olmak üzere yitirdiğimiz bütün vatanseverlerimizi minnet ve şükranla anıyor, aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyor,
Sesimizi değil, sözümüzü yükselterek ÇARE, YENİDEN ATATÜRK CUMHURİYETİ diyoruz” dedi.
Panelistlerden ilk konuşmayı Emekli Amiral Türker Ertürk yaptı. Ertürk; Soğuk savaş döneminden bugüne Türkiye’nin siyasi ve askeri alanlarda neler yaptığını, nedenlerini eleştirel bir bakış açısıyla değerlendirdi. Bugünkü siyasi atmosfere de ayrıca değindi. “Bir gün bile dinlenmeden emekli olduğumdan beri mücadelem devam ediyor” dedi.
Ertürk konuşmasında şunları belirtti; “31 yıl önce bugün, yani 24 Ocak 1993 tarihinde ülkemizin yetiştirdiği en cesur ve yurtsever gazeteci Uğur Mumcu katledildi. Üç yıl öncesinde, 31 Ocak 1990 tarihinde de hukukçu, siyasetçi ve Türkiye'nin en demokratik ve özgürlükçü anayasası olan 1961 Anayasası'nı hazırlayan komisyonun sözcülüğünü yapmış olan Prof. Dr. Muammer Aksoy öldürülmüştü.
Öldürülmelerinin Nedeni
Bugün, Türkiye'de gerçekten de ne adalet var, ne de demokrasi! İşte bu noktaya gelmemizde, bu yurtseverlerin ve Atatürkçülerin yok edilmesinin çok büyük önemi vardı. Bu süreçte bu yurtsever insanların, bu Atatürkçülerin yok edilmesi; geçilmesi gereken önemli kilometre taşlarıydı. Çetin Emeç, Turan Dursun ve Bahriye Üçok 1990'da, Eşref Bitlis 1993'te, Ahmet Taner Kışlalı 1999 ve Necip Hablemitoğlu da 2002'de kurban edilmişti.
Öncüleri Kurban Ettiler
Aynı şeyleri farklı ifade tarzları ile de olsa katledilen diğer insanlarımız da söylemişti. Bu insanlar önemliydi; çünkü gelecek nesiller de dahil olmak üzere, kitleleri harekete geçirebilme ve etkileyebilme özellikleri vardı.
Faili meçhul cinayetlerde ülkemizin en değerli ve yurtsever aydınlarından Çetin Emeç, Turan Dursun ve Bahriye Üçok 1990'da, Eşref Bitlis 1993'te, Ahmet Taner Kışlalı 1999 ve Necip Hablemitoğlu da 2002'de kurban edilmişti.
Hedef Gösterenler ile Methiye Düzenler Aynı
1990'lı yıllarda öldürülen yurtseverleri acımasızca eleştirenler ve hedef gösterenler şimdi de AKP'yi methediyorlar medyada ve her yerde. Siyasi cinayetlerde kimin tetiği çektiği önemli değildir. Çektiren, azmettiren ve hedef gösterenlerdir asıl önemli olan. Cinayetlerin arkasında hala bir sır perdesi var. Bu siyasi cinayetler, ağırlıklı olarak 1990'lı yılların başında ve sonrasında oldu. O zaman bakmak lazım; 1990'lı yılların özelliği ne? İki kutuplu dünya düzeni bitti. Bu yıllar; Soğuk Savaş'ın (1947-1989) ve iki kutuplu dünya düzeninin henüz bittiği yıllardı.
Soğuk Savaş sonrasında ABD liderliğindeki tek kutuplu dünya düzeni ortaya çıktı. ABD, bu düzeni sonsuza kadar sürdürmek istiyordu. Bu maksatla, hegemonyaya direnenleri ezmeye, başka bir gücün çıkabileceği alanları istikrarsızlaştırmaya ve dünyayı yeniden dizayn etmeye çalışıyordu. İşte Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) de bu kapsamda Türkiye'nin de içinde bulunduğu bölgenin dizayn edilmesi planıydı” dedi.
Ertürk: "Türkiye'yi iktidarıyla muhalefetiyle dizayn ettiler"
Türker Ertürk, konuşmasının sonlarında ise birçok kenti gezdiğini belirtti. Yerel seçimlere de yine eleştirel bir bakış açısıyla değindi. Ertürk; “Seçilebilecek yerlerde çok fazla sayıda aday adayı var. Seçilemeyecek yerlerde, mücadele edilmesi gereken yerlerde ise neredeyse aday yok, Allah aşkına bu hizmet yarışı mıdır? 2010 yılında istifa ettim. O günden beri bir gün bile dinlenmedim mücadele ettim. Ama muhalefet sıfır.  Eğer Türkiye bu noktaya geldiyse en büyük müsebbibi muhalefettir.  Türkiye’yi iktidarıyla, muhalefetiyle dizayn ettiler” dedi.  Muhalefete olan eleştirisine devam eden Ertürk; CHP Genel Başkanı dahil kimse benim kadar çok gezmiyor. Şu an gündem de yerel seçim var.  Hepsi sırasını bekliyor. Yani açıkça diyemiyor ama şu demek söylemek istiyor; ya hep bunlar çalıyor, bizim ne zaman sıramız gelecek?” dedi.
Gürkan Hacır: “Bizler ancak Uğur Mumcu’nun izinden gidebiliriz”
Gazeteci Yazar Gürkan Hacır ise Türkiye’nin yönünün artık Amerikancı eksen değil artık çok kutuplu dünya düzenine döndüğünü belirtti.  Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nin ilk kadın öğretim üyesi olan ve Tükiye’de ilk kez İslam ve Kadın üzerine akademik çalışma yapan Bahriye Üçok’un öldürülmesine değindi. Uğur Mumcu gibi bir gazetecinin ise yalnızca izinden gidebiliriz. Ayrı bir ekol. Farklı bir korkusuzlukla adım adım her detayı araştırıp çözüme ulaşmak için her gayreti sarf etmekten çekinmeyen bir isimdir.” Dedi.
Program sonunda Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel adına, Başkan Yardımcısı Dr. Dilek Kars ve ADD Kartal Şube Başkanı Hülya Arkan, konuşmacılara çiçek takdim etti
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum